Femur Başı Avasküler Nekrozu (Kalça Kemik Çürümesi)
Femur başı avasküler nekrozu, uyluk kemiğinin kalçadaki küresel ucunun kan akımının bozulmasıyla kemik dokusunun canlılığını yitirmesidir. Erken evrede tanı konduğunda eklemi koruyan seçenekler vardır; ilerlediğinde kemik başı çöker ve kalça protezi gündeme gelir.
Diğer adları: Avasküler nekroz (AVN), Osteonekroz, Femur başı nekrozu, Kalça kemik erimesi–çürümesi

Tedavi Yolunuz
Muayene ve Görüntüleme
Kasık ağrısının kaynağı incelenir; röntgen normal olsa bile şüphede MR istenir.
Evreleme
Nekroz alanının genişliği ve kemik başın çöküp çökmediği belirlenir.
Plan
Çökme öncesi eklemi koruyan seçenekler, çökme sonrası protez planı konuşulur.
Uygulama ve Takip
Yük azaltma, risk etkenlerinin düzenlenmesi ve belirli aralıklarla kontrol görüntülemesi.
Hareket
Hedef: ağrının kontrolü, eklemin mümkün olduğunca korunması ve yürüyüşün sürdürülmesi.
Femur Başı Avasküler Nekrozu Nedir?
Uyluk kemiğinin kalça eklemindeki küresel ucuna femur başı denir. Bu bölge, ince damarlarla beslenen ve yedek dolaşımı sınırlı bir alandır. Kan akımı herhangi bir nedenle azaldığında kemik hücreleri canlılığını yitirir; bu tabloya avasküler nekroz (osteonekroz) adı verilir. Halk arasında "kalça kemiğinin çürümesi" veya "erimesi" olarak anılır.
Ölen kemik başlangıçta şeklini korur. Zamanla dayanıklılığını kaybeder ve yük altında yüzeyi çöker; küresel yapı bozulunca kıkırdak da hızla aşınır ve kalçada kireçlenme gelişir. Bu nedenle hastalığın en kritik noktası, çökme öncesi dönemde tanı konabilmesidir.
Avasküler nekroz her yaşta görülebilir ama en sık 30–50 yaş arasında karşılaşılır ve hastaların önemli bir bölümünde iki kalça birden etkilenir. Bu yüzden bir tarafta tanı konduğunda diğer kalça da değerlendirilir.
Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?
Hastaların bir bölümünde belirgin bir neden bulunamaz. Bulunabildiğinde en sık karşılaşılan başlıklar şunlardır:
- Uzun süreli veya yüksek dozda kortizon (steroid) kullanımı
- Düzenli ve yoğun alkol tüketimi
- Kalça çevresinde geçirilmiş kırık veya çıkık (travma sonrası dolaşım bozulması)
- Orak hücreli anemi ve bazı kan hastalıkları
- Dalgıçlarda görülen dekompresyon hastalığı (vurgun)
- Romatizmal hastalıklar ve bunların tedavisinde kullanılan ilaçlar
- Radyoterapi ve bazı kemoterapi ilaçları
Travma Sonrası Nekroz
Femur boynu kırığı ve kalça çıkığı, femur başını besleyen damarları doğrudan zedeleyebilir. Bu nedenle kalça kırığı geçiren hastalarda kırık kaynasa bile aylar–yıllar sonra nekroz gelişebilir ve takip bu yüzden sürdürülür. Kalça kırığının kendisi hakkında ayrıntı için yaşlılarda kalça kırığı sayfasına bakabilirsiniz.
Belirtileri Nelerdir?
Hastalığın erken döneminde şikâyet olmayabilir; bu evrede tanı çoğunlukla başka bir nedenle çekilen görüntülemede konur. Şikâyet başladığında en tipik tablo kasıkta derinden gelen, yürümekle artan ağrıdır.
- Kasıkta zonklayıcı ağrı; uyluğun ön yüzüne ve dize yayılabilir
- Yürürken ve ayakta dururken artan, dinlenmekle kısmen azalan ağrı
- İlerleyen dönemde gece ağrısı ve istirahatte de süren rahatsızlık
- Topallama ve yürüme mesafesinin kısalması
- Kemik başı çöktükten sonra kalça hareketlerinde belirgin kısıtlılık
Tanı Nasıl Konur?
İlk basamak muayene ve ayakta çekilen leğen röntgenidir. Ancak röntgen erken evrede normal görünebilir; bu, hastalığın olmadığı anlamına gelmez. Şüphe varsa istenen inceleme MR'dır. MR, kemik içindeki canlılığını yitirmiş alanı henüz şekil bozulmadan gösterebildiği için erken tanının anahtarıdır.
MR bulgularına ve röntgende çökme olup olmamasına göre hastalık evrelendirilir. Kabaca; kemik başın küresel şeklinin korunduğu çökme öncesi evreler ile yüzeyin çöktüğü ve kıkırdağın bozulduğu çökme sonrası evreler ayrılır. Tedavi planı doğrudan bu ayrıma dayanır. İki taraflı tutulum sık olduğu için tek taraf ağrısa bile her iki kalça birlikte değerlendirilir.
Ameliyatsız Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Erken evrede amaç, kemiğin üzerine binen yükü azaltmak ve iyileşmeye zaman tanımaktır. Koltuk değneği ile yük azaltma, ağrı kesici–iltihap giderici ilaçlar, kilo kontrolü ve zorlayıcı aktivitelerden kaçınma temel adımlardır. Kortizon ve alkol gibi tetikleyici bir etken varsa, ilgili hekimle birlikte bu etken gözden geçirilir.
Kemik yapımını etkileyen bazı ilaçlar ve destek tedavileri gündeme gelebilir; bunların hastalığın gidişine etkisi kişiye göre değişir ve kesin sonuç vaadi taşımaz. Kök hücre, PRP ve eksozom gibi rejeneratif uygulamaların avasküler nekrozdaki yeri ise araştırma aşamasındadır: bazı çalışmalar erken evrede ümit verici sonuçlar bildirse de kanıt düzeyi sınırlıdır ve her hastada uygun değildir. Bu yöntemlerin nasıl uygulandığı ve hangi çerçevede tartışıldığı kök hücre tedavisi sayfasında anlatılmıştır.
Tek başına ameliyatsız izlemin, çökme riski yüksek olan geniş nekroz alanlarında yeterli olmayabileceği bilinmektedir; bu nedenle takip aralıkları ve karar noktaları muayenede açıkça belirlenir.
Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekir?
Cerrahi seçenekler iki gruba ayrılır. Birincisi eklemi koruyan ameliyatlardır ve çökme gerçekleşmeden önce anlamlıdır: kemik içine açılan bir kanalla basıncı düşürüp kanlanmayı desteklemeyi amaçlayan girişim (core dekompresyon), buna eklenen kemik grefti uygulamaları ve seçilmiş hastalarda yükü sağlam bölgeye kaydıran kemik yönü düzeltme ameliyatları bu grupta yer alır.
İkinci grup, kemik başı çöktükten ve kıkırdak bozulduktan sonra gündeme gelen kalça protezidir. Bu aşamada ağrının kaynağı artık ileri evre eklem harabiyetidir ve amaç ağrının azaltılması ile yürüme kapasitesinin geri kazanılmasıdır. Protez ameliyatının nasıl yapıldığı, iyileşme takvimi ve sonrasında dikkat edilecekler kalça protezi ameliyatı ve sonrası sayfasındadır.
Hangi yolun seçileceği; yaşa, nekrozun genişliğine, çökme olup olmadığına ve hastanın beklentisine göre birlikte kararlaştırılır. Hiçbir yöntemin sonucu önceden kesin olarak bildirilemez; olası kazanç ve riskler muayenede tek tek konuşulur.
Günlük Yaşamda Neye Dikkat Etmeli?
Tanı konduktan sonra en önemli başlık düzenli takiptir: şikâyet azalsa bile kontrol görüntülemeleri aksatılmamalıdır, çünkü çökme sessiz başlayabilir. Hekiminizin önerdiği süre boyunca koltuk değneğiyle yük azaltmak, zıplama–koşu gibi darbeli hareketlerden uzak durmak ve kilo kontrolü sağlamak eklemi korur.
Alkol tüketimini bırakmak ve kortizon içeren ilaçları yalnız hekim önerisiyle kullanmak, hastalığın ilerlemesini etkileyebilecek değiştirilebilir başlıklardır. Yüzme ve bisiklet gibi kalçayı darbesiz çalıştıran hareketler genellikle önerilir. Ordu ve çevresindeki hastalarımız için AC CLINIC'te takip aralıkları, nekrozun evresine ve mesleki yüke göre planlanır.
Sık Sorulan Sorular
Küçük ve yük binmeyen bölgede yer alan nekroz alanları sessiz kalabilir; ancak geniş alanlarda kemik yüzeyi zamanla çökme eğilimindedir. Bu yüzden şikâyet azalsa bile düzenli görüntüleme takibi yapılır.
Evet. Erken evrede röntgen normal görünebilir. Şüphe sürüyorsa MR istenir; MR kemik içindeki canlılığını yitirmiş alanı şekil bozulmadan önce gösterebilir.
Kök hücre ve benzeri rejeneratif uygulamaların bu hastalıktaki yeri araştırma aşamasındadır. Bazı erken evre çalışmalarda ümit verici sonuçlar bildirilmiştir, ancak kanıt düzeyi sınırlıdır ve yöntem her hastaya uygun değildir; uygunluk muayenede değerlendirilir.
Sıklıkla iki taraf birlikte etkilenir. Bu nedenle bir kalçada tanı konduğunda diğer kalça da görüntüleme ile değerlendirilir; ağrısız taraf da takibe alınır.
İlacı kendi başınıza bırakmayın. Kortizon çoğu zaman başka bir hastalık için zorunlu olarak kullanılır; doz ve süre ancak o ilacı öneren hekimle birlikte gözden geçirilir.
Altınordu'daki AC CLINIC muayenehanesinden telefon veya WhatsApp ile randevu alabilirsiniz. Varsa MR ve röntgen görüntülerinizi CD veya dosya olarak getirmeniz evrelemeyi hızlandırır.
Kaynaklar
Şikâyetiniz Sürüyorsa Bekletmeyin
Randevu için telefon ya da WhatsApp yeterli. Şikâyetinizi kısaca anlatın; muayeneyi ve gerekirse görüntülemeyi aynı güne planlamaya çalışıyoruz.
- Çalışma saatleri
- 08:30–18:00Pazartesi – Cumartesi
Muayenehane 7/24 acil servis değildir. Kırık, çıkık, açık yara veya ateşle birlikte basamama gibi durumlarda 112'yi arayın ya da en yakın hastanenin acil servisine başvurun.




